Sunday, March 31, 2013

Milli oldum!


Fanatik bir futbol taraftarı değilim. Beşiktaşlıyım ama sorsanız takımdaki bir oyuncunun adını bile söyleyemem. Beşiktaş'ı da tanıdığım bütün Beşiktaş'lı arkadaşlarımı çok sevdiğim ve bir sosyal sorumluluk projesinde takımdan destek aldığım için tutuyorum. Yani aramızda bir taraftardan öte gönül bağı var.

Fanatizmi sevmem, her konuda aşırılığı hoş karşılamam. Daha önce maçlara gitmeyi istemiştim fakat maç sırasında ve sonrasında yapılan taşkınlıklar gözümü korkutmuştu. Nihayet cesaretimi topladım ve Turkcell'in sponsorluğunda Türkiye-Macaristan maçını izlemeye Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'na gittim. Ve nihayet ben de milli oldum!

İlk kez Milli oluşuma basın mensubu arkadaşlarım da şahit oldu :) Masadaki tek bayan benim bu arada..


Bu da ilk biletim :)

Gelelim maç izlenimlerime.... Bir kadın olarak sadece maçı değil, sahanın etrafında neler olup bittiğini ve yanımdaki insanların nelerle haşır neşir olduklarını, yüz mimiklerini ve reflekslerini de gözlemledim. Sahanın hemen yanındaki ilk yardım ekibi, yedek oyuncular, yan hakemler, top toplayıcılar son derece ilgimi çekti. Açıkçası saydığım bu insanalar sahada oynayan futbolculardan çok daha heyecanlı ve dinamiklerdi. Maç sırasında  çok dikkatimi çeken şey ise  maç sırasında izleyicilerin sürekli telefonla haşır neşir olmaları ve sosyal medyada maç hakkında görüşlerini paylaşmaları oldu. Herkes telefonları ile o kadar ilgiliydi ki gol olsa görecek durumda değillerdi... Bu durum tezahüratlara da yansıdı. Sonuç olarak Milli Takımı coşturacak tezahüratlar yapılmadı ve sonuçta adrenalini düşük bir maç izlemiş olduk. Skor da zaten istediğimiz gibi olmadı. Artık önümüzdeki maçlara bakacağız... :)













Monday, March 25, 2013

Sosyal medya uzmanı nasıl olunur?


Bilginin tek taraflı bir lüksten, herkesin üretebildiği bir araca dönüştüğü son on yılda, internet teknolojisi ile birlikte iletişim de büyük bir değişim geçirmiştir. Kısaca sosyal medya diye ifade edilen bu değişim, iletişimdeki etkisini haberleşme, pazarlama, ticaret, sosyal bilimler gibi tüm alanlarda hissettirmiştir. Milyarca insanın her saniye yeni bilgiler ürettiği sosyal medya mecraları, insanların her anını not ettiği paylaşım siteleri, aylık 1 milyardan fazla aktif kullanıcı sayısına ulaşan sosyal ağlar, büyük global dönüşüme öncülük ediyorlar. Sosyal Medya, iletişimi hızla buluşturuyor. Birkaç saatlik bilginin bile eskidiği, son sürat ilerleyen bu yeni iletişim alanında, bir kişiden tutun da, binlerce kişinin çalıştığı kurumlara kadar herkesin içerisinde bulunmaya çalıştığı, varolma ve etkileme savaşı verdiği bir platforma dönüşmüştür.
Peki büyük dönüşüme ne kadar hazırlıklısınız ve neresinde bulunuyorsunuz?

İTÜ’den 3 sertifikalı Sosyal Medya Akademisi
Amatörlere bırakılmayacak kadar önemli bir konu olan sosyal medya, psikolojiden  sosyolojiye, web tasarımından yazılıma kadar her konuda bilgisi olması gereken profesyonellerce kullanılması gerekmektedir. Henüz Üniversitelerin bile lisans ya da önlisans alanında mezun vermediği bir dal olan sosyal medya uzmanlığı konusunda maalesef bir otorite boşluğu yaşanmakta meslek profesyonellerinin yetiştirilmesi kurumsal yapıdan yoksun ilerlemektedir. Tam da bu noktada 240 yıllık akademik geçmişi ile İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ) ve alanında Türkiye’nin tek sivil toplum kuruluşu olan Uluslararası Sosyal Medya Derneği’(USMED)’in işbirliği ile, Türkiye’nin tek “Üç sertifikalı” sosyal medya eğitimi başlıyor! Katılımcılarına Türkiye’de ilk kez “Dijital Sertifika” verilecek olan İTÜ Sosyal Medya eğitimi programında, katılımcıları birçok sürpriz bekliyor. Alanında uzman kadrosu ve sektörel tecrübesi ile USMED ve akademik disiplini ile İTÜ’nün, güç birliği ile başlayacak eğitimde katılımcılara hem Uluslararası Sosyal Medya Derneği tarafından hem de İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi’nce birer sertifika verilecek; ayrıca Türkiye’de ilk olacak bir uygulama ile Dijital sertifika imkanı sunulacak. Katılımcılara   e-ticaret yazılımı ve wordpress hosting paketi gibi sektörle alakalı hediyelerin sunulacağı sosyal medya programında alanında uzman kişilerce uygulamaya yönelik workshop’lar gerçekleştirilecek. Kursiyerlerin  pratik yapabilecekleri bu atölyeler sonunda verimli çalışmalar yapılması hedefleniyor.

Katılımcılara yeni iş fırsatları
Sadece sosyal medya nitelikli personel istihdam açığını kapatmaya yönelik olmayan, ayrıca mevcut istihdamın kalitesini de arttırmayı hedefleyen İTÜ sosyal medya sertifika eğitimi; inovatif sosyal medya çözümleri üretebilecek sosyal medya profesyonelleri yetiştirmeyi hedefliyor. Sosyal medyanın alt dallarını değil, tüm alanlarına ilişkin müfredat zenginliği ile katılımcılar, sosyal medyayı en etkin nasıl kullanacaklarının bilgileriyle donanmış halde mezun olabilecekler. Sektördeki açığı kapatan, sosyal medya araçlarını tümüyle kullanabilen, temsil ettiği kuruma maksimum düzeyde sosyal medya danışmanlığını verebilecek şekilde donanımla mezun olacak katılımcılar, Türkiye’de sosyal medyanın markalaşmış meslek öncüleri arasına girebilecekler.İlk sosyal medya ik servisi olan usmed.cvmer.com’un da desteğini alan program katılımcılara yeni iş alanlarında da fırsatlar açmayı vaad ediyor.

Eğitim kapsamında Sosyal Medya Mecralarından, SM araçlarına , Online İtibar Yönetimi’nden, SM Otomasyonuna, ROI hesaplaması’ndan  Sosyal CRM'e, Google Analytics'ten Yandex Direct'e, SEO’dan  Monitoring’e, İnternet Reklamcılığı’ndan, Dijital Pazarlama’ya bir çok konu başlığı uzmanlar tarafından anlatılacak. Teorik eğitimlerle birlikte uygulamalarında gerçekleştirileceği workshoplar profesyonel kişiler tarafından yönetilecek. Sosyal Medya ve Güvenlik, Sosyal Medya ve Vatandaş Gazeteciliği, Sosyal Medya ve İnsan Kaynakları bu başlıklardan sadece bir kaçı. 


Kimler katılabilir?

Şirket ve Marka Yöneticileri
Strateji Geliştiricileri
Pazarlama Sorumluları
Kurumsal İletişim Sorumluları
Medya Planlama Departmanları
Ajans Yöneticileri
İnternet Girişimcileri
Webmasterlar
Yazılımcılar
Tasarımcılar
E-ticaret sektöründe çalışanlar
Eğitim sektöründe çalışanlar

13 Nisan’da başlayacak olan eğitim için son kayıt tarihi 11 Nisan. Program hakkındaki detaylı bilgiler http://www.akademi.usmed.org.tr  ve http://www.isl.itu.edu.tr/sem adreslerinden bilgi edinebilirsiniz.

Wednesday, March 20, 2013

Türkiye'nin En Beğenilen Şirketi Turkcell!

Adecco ile Capital Dergisi’nin işbirliğiyle düzenlenen “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri 2012” araştırması bu yıl da Turkcell’in zaferiyle sonuçlandı. İkinciliği Garanti Bankası alırken, üçüncülüğe Coca-Cola değer bulundu. “Türkiye’nin En Beğenilen Şirketleri 2012” araştırmasında dereceye giren şirketlere ödülleri Conrad Oteli’nde düzenlenen özel bir gecede verildi. Ben de geceyi sevgili dostum Aykut Altındağ ile birlikte izledim. 

Türkiye'nin "Love Mark"ı Turkcell
En Beğenilenler’in zirvesinde, son 5 yıldır olduğu gibi bu yıl da Turkcell yer aldı. Turkcell'in bu başarısının arkasında sosyal sorumluluk projelerine vermiş olduğu önem yatıyor. Bu konuda Turkcell'i takdir etmek lazım. Başarılı bir marka olmak kolaydır fakat sevilen bir marka olmak zordur. Bu anlamda Turkcell, Türkiye'nin "Love Mark"ı desek, yanlış söylemiş olmayız...

Bankacılık sektöründe lider Garanti Bankası
2010 yılından bu yana ikinciliğini koruyan Garanti Bankası, gene en sevilenler sırasında yerini koruyor. Bu yıl üç basamaklı bir sıçrama ile Coca Cola takip etti. GfK Türkiye tarafından gerçekleştirilen araştırma 500’ün üzerinde sektörden 1.555 orta ve üst düzey yöneticinin katılımıyla yapıldı. Turkcell, Garanti Bankası ve Coca-Cola’yı zirveye taşıyan kriterler arasında “Bilgi ve teknoloji yatırımları, finansal sağlamlık, iletişim ve pazarlama yönetimi, uluslararası pazarlara entegrasyon, pazarlama ve satış stratejileri” yer aldı.

Bu yıl, 38 ayrı sektörden toplam 114 şirket “En Beğenilenler” listesinde yer aldı. Her sektörden üçer şirketin listeye girdiği araştırmada ayrıca sektör farkı gözetmeksizin en beğenilen 20 şirket de belirlendi. “En beğenilen 20 şirket” arasında Arçelik dördüncü, Koç Holding beşinci sırada yer aldı. Koç Holding’i sırasıyla Unilever, Türkiye İş Bankası, Procter&Gamble, Eczacıbaşı Topluluğu, Türk Hava Yolları, Doğuş Grubu, Microsoft, Sabancı Holding, Borusan Holding, Ülker, Tüpraş, Mercedes- Benz Türk,  Vodafone, Akbank ve BSH izledi.

Nestle Türkiye şaşırttı
Gecenin en şaşırtıcı ödülü ise bana göre Nestle'ye verildi. Nestle, Bisküvi ve Çikolata sektörünün En Beğenilen Şirketi seçildi. Avrupa'da yaşanan en son at eti skandalından sonra açıkçası Nestle'nin böyle bir ödül alacağını düşünmüyordum...

İnternet kullanıcısı "Markafonik aşk"a tutuldu
Bu senenin bana göre en isabetli ödülü Markafoni'ye verildi. Markafoni'nin yapmış olduğu cazip kampanyaların yanı sıra aynı zamanda moda haftalarına katılması, ünlü yüzlerle işbirliği ve "Markafonik Aşk" kampanyası bu ödülü hak etmesinde son derece etkili oldu.


İŞTE TÜRKİYE'NİN EN BEĞENİLEN ŞİRKETLERİ: 

TÜRKİYE'NİN EN BEĞENİLEN 1.ŞİRKETİ: TURKCELL
TÜRKİYE'NİN EN BEĞENİLEN 2.ŞİRKETİ: GARANTİ BANKASI
TÜRKİYE'NİN EN BEĞENİLEN 3.ŞİRKETİ: COCA-COLA

SEKTÖR BİRİNCİLERİ:
AMBALAJ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: POLİNAS
AKARYAKIT DAĞITIMI VE MADENİ YAĞLAR SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ:SHELL
ARACI KURUMLAR SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: İŞ YATIRIM
BANKACILIK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: GARANTİ BANKASI
BİLİŞİM SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: MICROSOFT
BİREYSEL EMEKLİLİK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK
BİSKÜVİ-ÇİKOLATA SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: NESTLE
BOYA SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: MARSHALL
ÇİMENTO SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: AKÇANSA
DAYANIKLI TÜKETİM SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: BSH
DEMİR-ÇELİK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: EREĞLİ DEMİR ÇELİK
ENERJİ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: ENERJİSA
E-TİCARET SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: MARKAFONİ
FAKTORİNG SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: GARANTİ FAKTORİNG
HAZIR GİYİM VE MAĞAZACILIK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: INDITEX (ZARA)
ALKOLLÜ İÇECEK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: MEY İÇKİ
ALKOLSÜZ İÇECEK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: COCA-COLA
İLAÇ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: NOVARTİS
İNŞAAT SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: ENKA İNŞAAT
KARGO, NAKLİYE VE LOJİSTİK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: DHL
LEASİNG SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: GARANTİ LEASING
MOBİLYA SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: DOĞTAŞ
OLUKLU MUKAVVA SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: OLMUKSA
ORGANİZE PERAKENDE SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: MİGROS
OTEL VE KONAKLAMA SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: KEMPINSKI
OTOMOTİV SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: DOĞUŞ OTOMOTİV
PAKETLENMİŞ ET ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: BANVİT
PLASTİK BORU VE PENCERE SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: FIRAT PLASTİK
REKLAMCILIK SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: TBWA
SERAMİK VE YAPI MALZEMELERİ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: ECZACIBAŞI VİTRA
SİGORTA SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: AXA SİGORTA
SÜT VE SÜTLÜ MAMÜLLER SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: PINAR
TEKNOLOJİ MARKET SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: TEKNOSA
TEKSTİL SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: KORDSA
TELEKOMÜNİKASYON SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: TURKCELL
TEMİZLİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: UNILEVER
TURİZM VE ACENTE SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: SETUR
TÜKETİCİ ELEKTRONİĞİ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: SAMSUNG
TÜKETİCİ ELEKTRONİĞİ SEKTÖRÜ BİRİNCİSİ: SONY

Monday, January 21, 2013

Biraz da oyun oynayalım..


Küçüklüğümde çok fazla oyun oynardım. Mario'dan tutun da, Mortal Kombat'a kadar oynamışlığım, Play Station'da erkek kuzenlerimle kapışmışlığım vardır. Ancak son yıllarda ne olduysa oyun oynamayı unuttum ve işlerden kafamı kaldıramaz hale geldim. Tam da bu sırada Wargaming'den bir basın daveti geldi ve biz de etkinliğe katıldık. 

Ücretsiz olarak çevrimiçi oynanabilen World of Tanks’ın yapımcısı Wargaming, yapımın detaylı olarak istatistiklerini yayınladı. Oyun dünyasının multiplayer savaş oyunlarından biri olan World of Tanks, ücretsiz olarak herkesçe ulaşılabiliyor. Ayrıca oyun grafikleri ve oynanışı gayet güzel. Oyun oynamak ise bedava ve oyun sizi satın almaya zorlamıyor.

 45 milyon kişiye  ücretsiz oyun oynatıyorlar 
Wargaming, 1998‘de kurulan ödüllü bir oyun geliştirici ve yayımcısı. Aktif 1 milyon kullanıcısı ile Free-to-play MMO pazarının liderlerinden olan Wargaming, Wargaming, oyun hakkındaki detaylı istatistikleri kullanıcılar ile paylaştı. Tüm dünyayı hatta Vatikan’ı bile içine alan bilgilere göre “World of Tanks”da 45 milyon oyuncu bulunuyor. Oyun içinde tam olarak 600 milyon savaş gerçekleşirken, yapımın oynayış süreleri hesaplandığında 230 bin yıla ulaşılıyor. Ayrıca kullanıcılar arasında favori olan araçlar ise Soyvet tanklarından KV-1 ve KV-1S olmuş.

Monday, January 14, 2013

E-ticaretin dahileri Afyon'daydı!


Bu haftasonu NG Güral Afyon Wellness & Convention’da  gerçekleştirilen Dahileri Anadolu’da Zirvesi”ndeydim. İlk kez gerçekleştirilen etkinliğe hem gazetecilerin hem de katılımcıların ilgisi ise yoğundu. Afyon, Kütahya, Eskişehir ve diğer çevre illerden iş adamları, öğrenciler ve e-ticaret sitesi kurmak isteyen girişimcilerle birlikte etkinliği izledim. Zirvede, Türkiye’nin en önce gelen internet girişimcileri başarı hikayelerini katılımcılarla paylaştı.

Zirvede neler olup bittiğini anlatmadan önce NG Güral Afyon’u görünce ne kadar şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Anadolu’nun orta yerinde, bozkırın ortasında bir vaha kurulmuş. Hem dekorasyonuyla, hem personel ve hizmet kalitesiyle bir çok oteli geride bırakıyor. Belli ki ileri görüşlü, vizyonu olan insanlar tarafından hayata geçirilen bir proje. Dolayısı ile E-ticaret Zirvesi’nin bilişimin merkezi İstanbul’da değil de burada yapılmasına şaşırmamak gerek...

İnternet kullanımının artmasıyla e-ticaret hacmi de arttı

Zirvede e-ticarete başlamak için dikkate alınması gereken unsurlar, internet üzerinde ödeme yöntemlerinde verimlilik ve yatırımcıların e-ticaret projelerinden çıkış (exit) yaparken dikkate alması gereken unsurlara değinildi. Zirvenin sunuculuğunu, kendisi de e-ticaret girişimcisi olan ve StilSOS.com’u kurarak e-ticarette hızlı ve dikkat çekici bir ivme yakalayan Reyhan Baylan üstlendi.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan NG Hotels & Resorts İcra Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür, etkinliğin gelenekselleşerek bir girişim zirvesi haline gelmesini hedeflediklerini belirtti: “E-ticaretin Dahileri Anadolu’da Zirvesi’ni NG Güral Afyon’da gerçekleştirmek, hem bölgedeki yatırımcılarımız hem de kariyerini e-ticaret alanında devam ettirmek isteyen gençler için büyük önem taşıyor. Bu proje için yola çıkma nedenimiz, bu bölgede ikamet eden yatırımcılarımızın ufkunu genişletmek ve gençlere farklı bir bakış açısı kazandırmaktı. NG Güral Afyon olarak lokasyonumuz itibariyle de merkezi bir konumda bulunduğumuz için e-ticaretin önde gelen isimleri ile bulunduğumuz bölgedeki girişimciler arasında bir köprü kurmak istedik. Dünyada ve ülkemizde giderek önem kazanan e-ticaret alanında ilerlemek isteyen yatırımcılar ve gençler için bu zirvenin rehber olacağı inancındayım.”

Hediye Güral Gür, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyadaki örneklere baktığımızda ülkemizdeki sürecin planlı ve olması gerektiği şekilde ilerlediğini görüyoruz. Şu an Amerika’da internet üzerinden satış toplam ticaretin %11’ini oluştururken Türkiye’de bu oran %1 seviyelerinde. Türkiye 30 milyonu aşan kullanıcısıyla, dünyanın en büyük 12′nci internet pazarı konumuna yükseldi. İnternet kullanımında ise ortalama her yıl yaklaşık yüzde 50 büyüyor. İnternet kullanımının artmasıyla Türkiye’de her 5 kişiden biri internet üzerinden alışveriş yapıyor. Birkaç sene içerisinde Türkiye’de e-ticaret hacminin 40-50 milyar TL seviyesine ulaşması öngörülüyor. Kısacası, yurtdışına oranla henüz bu konudaki gelişimimiz devam etse de, genç nüfusun fazlalığı ve vizyon sahibi yatırımcılar sayesinde kısa sürede bu alanda ülke olarak söz sahibi olacağımızı söyleyebiliriz. Yapılan yatırımlar ve geliştirilen çözümler sayesinde önümüzdeki 5 yıl içinde e-ticaret pazarının kaydettiği ilerlemeyi daha net görebileceğiz. Bu gelişime katkı sağladığımız için NG Hotels & Resorts olarak büyük mutluluk duyuyoruz.”

"Bana göre başarılı girişimci profili; tutkulu, zeki ve iyi niyetli olmalı."

Arda Kutsal’ın (Webrazzi) moderatörlüğünde Nevzat Aydın’ın (Yemeksepeti) Türkiye’de e-ticaretin gelişimi ve Yemeksepeti’nin kuruluş öyküsünü anlattı. Nevzat Aydın, Silikon Vadisi’ne gidişini ve burada kriz döneminde şirket yönetiminin nasıl yapıldığı ile ilgili tecrübe kazandığı, Yemeksepeti’nin kuruluşunda ailesinden destek aldığını ve kriz zamanında kurulan bir şirket olduklarını, o dönemde benzer projelerin yola devam edemediğini anlattı ve Yemeksepeti’nin kurulduğu dönemde zamanın ilerisinde bir proje olduğunu ifade etti.

Nevzat Aydın, eskiden  girişimci olmanın zor bir karar olduğunu ve beraberinde biraz da deli olmayı gerektirdiğini ve girişimciye kız vermediklerini, şimdilerdeyse girişimci olmanın çok popüler olduğunu esprili bir dille anlattı. Aydın, "Bana göre başarılı girişimci profili; tutkulu, zeki ve iyi niyetli olmalı." dedi. Aydın: “ İnternet İstanbul'un tekelinde görünüyor ancak Anadolu'da çok daha büyük potansiyel var.  Bursa, İzmir ve Kayseri gibi diğer şehirlerden de ciddi siparişler alıyoruz. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde başarılı e-ticaret girişimlerinin 3 büyük şehir dışındaki diğer Anadolu kentlerinden de çıkacağına inanıyorum.” dedi ve son dönemlerde  mobil siparişlerde de artış olduğunu vurguladı.

"En büyük rakibimiz torpille iş bulma sektörü"

“E-ticaretin Dahileri Anadolu’da Zirvesi” gün boyunca farklı içeriklere sahip oturumlarla devam etti. Sait Kayahan (Bilyoner.com), Burak Ertaş (Sahibinden.com) ve Yusuf Azoz (Kariyer.net) katılımıyla gerçekleşen oturumda internette riskler ve fırsatlar konusu enine boyuna tartışıldı.  Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, yılda 3 milyon kişinin internet üzerinden iş aradığını kaydetti. Bunların yarısının kendi siteleri aracılığı ile iş aradığını söyleyen Azoz, "Bizim en büyük rakibimiz tanıdıkla iş arayanlar. Torpille iş bulanların oranı yüzde 60. Büyük holdingler böyle yapmıyor ama Anadolu'daki kurumlara işlerin nasıl yürümesi gerektiğini anlatan 20 kişi var" dedi.

Bilyoner.com kurucusu Sait Kayahan,  bilyoner.com’u kurarken en büyük tereddütlerinin ödeme sistemleri olduğunu ve şu anda Türk bankalarının ödeme sistemelrinin oldukça ileri bir düzeyde olduğunu ifade etti. Kayahan, müşteri memnuniyetinin önemini anlatarak internette e-ticaret ve sağlık konularındaki fırsatlara dikkat çekti.

Sahibinden.com’dan Burak Ertaş ise internet şirketi olmalarına rağmen çok fazla offline işlerinin olduğunu ve büyümenin kaynağının insan faktörü olduğunu ifade etti. Ertaş, sayfa gösterimi açısından Facebook ve Google’dan sonra 2.7 milyar aylık gösterim rakamıyla Türkiye’deki üçüncü büyük internet sitesi olduklarını belirtti. Yakında 100 kişiyi daha istihdam edeceklerini açıklayan Burak Ertaş, yeni taşındıkları ofisin fotoğrafları internette yayınlandıtan sonra iş başvurularında ciddi bir artış olduğunu dile getirdi.

E-ticarette dolandırıcılık ve olası güvenlik tedbirleri

E-ticaretin en kritik noktalarından biri olan ödeme yöntemleri ve güvenlik konusunun ele alındığı oturum, bu alanda deneyimli iki isim olan Kıvanç Onan (PayPal Türkiye) ve Av. Bora Gemicioğlu’nun (Gemicioğlu Hukuk Bürosu) katılımıyla, Atıf Ünaldı’nın moderatörlüğünde gerçekleşti. Konuşamacılar e-ticarette farklı ödeme kanallarının özellikleri ve olası dolandırıcılık hadiselerine karşı alınabilecek güvenlik önlemlerini incelerken, dünyada ve Türkiye’de bu alanda yaşanan en son gelişmeleri de aktardılar.

En çok ayakkabı ve diyet kitapları satılıyor!

Süzer Grubu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Serhan Süzer’in moderatörlüğünde ve “E-ticarette Alternetif Modeller” başlığıyla gerçekleşen oturuma Mehmet İnhan (İdefix), Onur Aydın (Groupon) ve Zeynep Dura (limango.com.tr) konuşmacı olarak katıldılar. Türkiye’de hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi e-ticarette de başarılı girişimlerin benzerlerinin hızla çoğaldığına ve oluşan arz fazlasının sektör ve girişimciler açısından sıkıntı yaratabildiğine değinildi. E-ticarette inovasyonun öneminin de ele alındığı oturumda, müşteri memnuniyeti için lojistik operasyonunun değeri ve lojistiğin e-ticaret içindeki kritik konumundan söz edildi.

idefix.com’un kurucu ortağı Mehmet İnhan, elektronik yayıncılıkta birlikte iş modeli de değiştiğini ve internette en çok diyet kitaplarının satıldığını söyledi. İnhan, basılı yayıncılığın geleceği ile ilgili önemli bilgiler vererek, Türk okur profili hakkında açıklamalarda bulundu.

Limango’dan Zeynep Dura ise başarılı olmanın sırrının işine tutkuyla bağlanmak ve sabretmek olduğunu söyledi. Dura, private shopping sektörünün moda ve tekstil sektörüne pozitif faydalar sağladığını markaların bu platformları pazarlama iletişimi amacıyla kullanabileceğine değindi.

Paranız yoksa işiniz çok zor

Günün son oturumu Celal Toprak’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Serkan Sevim (Medianova), Ferda Kertmelioğlu (Mobilera / EO Türkiye Başkanı) ve Çağlar Erol (enuygun.com) e-ticarette başarılı çıkış (exit) stratejilerinin nasıl ve ne zaman belirlenmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundular.
Türkiye’nin en başarılı internet girişimlerinden birisi olan cember.net’in ve enuygun.com’un kurucusu Çağlar Erol, artık paranız yoksa işiniz çok zor diyerek, e-ticarette sermayenin önemini vurguladı. Erol,  başarılı olabilmek için girişimcilere kendinize ve fikirlerinize güvenin önerisinde bulundu. Erol, "Başarılı olabilmek için hayal kurun, hayalperest olmayın!" dedi.

Girişimcinin aynı zamanda bir yatırımcı olarak görülmesi gerektiğinin ifade edildiği oturumda, girişimcinin exit konusunu her zaman dikkate alması gerektiğine dikkat çekildi. E-ticarettte başarılı bir exit için, buna yönelik planların daha projenin geliştirilme aşamasında yapılmasının önem taşıdığı ve bir e-ticaret sitesinin değerinin nasıl belirlendiği anlatıldı.  Oturumda, 1.500 liraya bile e-ticarete atılmanın mümkün olduğu ama gerçek anlamda başarıyı yakalamak için gereken en önemli sermayenin bilgi birikimi olduğu vurgulanarak, iyi fikirlerin iyi bir hareket planıyla birlikte hayata geçirilmesinin önemine değinildi.

Monday, January 07, 2013

Facebook bilgeleri üzerine bir güzelleme




Güzel söz paylaşma merakı
Twitter’da ve Facebook’ta her gün çokça rastladığımız bir yerlerden apartılan güzel sözlerden artık fena halde daral geldi. Örneğin Mevlana sözlerini paylaşmak Facebook’ta pek moda. Ancak bir sözü paylaşana bakıyorum, bir de paylaştığı sözü okuyorum... Birbiriyle kel alaka! 


Kör cehalet insanı çirkinleştirir
Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek cevabım vardır
Lâkin lafa bakarım laf mı diye
Adama bakarım adam mı diye...

Mevlana


Arkadaş listemde bulunan ve ne yazık ki “yalancılıklarına” yakınen tanık olduğum insanların paylaştıkları sözlere bakarsanız, dünyanın en kusursuz insanları onlar! Herkes eğri, bir onlar doğru! 
Facebook’a bakarsanız kimsenin bir kusuru yok. Herkes mükemmel ve ideal bir hayat yaşıyor. Halbuki söylediğiniz sözler ile eylemleriniz birbiriyle uyuşmazsa sizi tanıyan insanların gözünde değeriniz gün geçtikçe azalıyor ve zamanla arkadaş listelerinden siliniyorsunuz.

Kopyala+yapıştır bir hayat tarzı
Bir de sıkı profil takipçileri var. Bu kişiler başkalarının profillerinde gördükleri güzel sözleri heyecanla beğenip, “ayıldım, bayıldım” gibi yorumlarla paylaşıp sözü ne kadar beğendiklerini ifade ediyor. Yorumun sonuna ise nokta yerine  “çaldım” koyup, profillerinde başka kişilerden aparttıkları güzel sözlerle sükse yapmaya çalışıyorlar. Bu alışkanlık zamanla bir karaktere dönüşüyor. Habire profillerinde başkalarının sözlerini paylaşanlar, zamanla düşünme ve kendini ifade etme yeteneklerini de kaybediyor. Sanal dünyada oluşturulmaya çalışılan imajlar, gerçek hayattaki kişilikleri yok ediyor. Ne kadar yalancı, karaktersiz kimse varsa sanal dünyada kendini aklıyor, ideal kişiliklere bürünüyor.

Tuesday, January 01, 2013

Google Barış Manço'yu unutmadı!


Google, Türk pop müziğinin efsane ismi Barış Mançoyu unutmadı ve ünlü müzisyenin 70. doğum gününe özel bir doodle hazırladı.




Bir klasik haline gelen doodle tasarımları, tatil günlerini ve yıl dönümlerini kutlamak, ünlü sanatçıları, kâşifleri ve bilim insanlarını anmak amacıyla Google logosunda yapılan eğlenceli, şaşırtıcı ve bazen de spontane değişikliklerdir. Google doodleları genellikle kişilerin doğum günlerini kutlamak için hazırlanır. Kişi ne kadar önemli biri olursa olsun ölüm yıldönümlerinde Google tarafından doodle yayınlanmamaktadır.
  

Friday, December 21, 2012

Kıyamet kopmadı, yaşasın hayat!



Günlerdir dünya 21 Aralık'ta kıyametin kopup-kopmayacağını tartışıyordu. Antik Maya uygarlığının takvim yapraklarının sona ermesini herkes dünyanın sonu olarak değerlendirdi. Hatta kıyametin kopacağa saat bile belliydi. Nefesler tutuldu, geri sayım başladı. Kıyametin kopacağına inanmayanları bile bir heyecan sardı. Ya koparsa? 
Maya tutmadı
Geri sayım bitti ancak beklenen olmadı. Dünya dönüyor ve hala hayattayız. Haliyle kıyamet için Şirince'ye gidenler, gittikleriyle kaldılar ve sosyal medyada alay konusu oldular... 
Ne diyelim tüm dünyaya geçmiş olsun... 


Tuesday, December 18, 2012

Facebook arkadaşlığı gerçek arkadaşlıkları bitiriyor


Facebook’un kurucusu Marc Zuckerberg’in hayatının anlatıldığı “The Social Network” filmini hatırlarsınız. Filmin sloganı şu şekildeydi: ''Birkaç düşman yapmadan 500 milyon arkadaşa ulaşamazsın''. Facebook bize bir çok insanla arkadaş olma imkanı sağlarken, bir taraftan sevdiklerimizle ve arkadaşlarımızla aramızı bozuyor. Öyle ki artık ilişkilerimize bile son noktayı Facebook’ta koyuyoruz...

Sosyal ağlar asosyalleştiriyor


İnsanların özel hayatı onlara kalmalı, her şey herkesle paylaşılmamalı. Paylaşıldığında birisiyle buluştuğunuzda konuşacak konu da kalmıyor zaten ve “Facebook’a yazmıştım gördün mü?” gibi muhabbetler dönüyor. Zaten herkes herşeyi bildiği için merak edecek, tartışacak bir konu da olmuyor. Ve bir süre sonra herkes sohbetten uzaklaşarak, cep telefonundan Facebook'ta kimin ne yaptığını gözlemeye devam ediyor...

Hayat Facebook Timeli'da akıp gidiyor. Başkalarının ne yaptığını gözlemekten, kendi hayatımızı yaşayacak zaman bulamıyoruz. Aslında herkesin herşeyini görmek, bir anlamda gözlerimizi kör ediyor ve sanal bir hayat tarzı benimsiyoruz. Bu da beraberinde duygularımızın körelmesine ve empati yeteneğimizi yitirmemize neden oluyor. Gözümüzle gördüğümüze, bildiğimize değil de Facebook’ta ne gördüysek ona inanıyoruz. Bu da zamanla psikolojimizi altüst ediyor ve ilişkilerimizde derin çatlaklar oluşturuyor...

İlişkiler Facebook’ta bitiyor


Hayatımızda olmasını istemediğimiz, kavga ettiğimiz arkadaşlarımızı da CTRL+Z yapmaksızın Facebook’umuzdan silerek, hayatımızdan çıkarıyoruz. Facebook arkadaş listesinden birisini silmek, artık onunla görüşmek istemediğimiz anlamına geliyor... Yeri geliyor en sevdiğimize bile son sözlerimizi Facebook'ta söyleyerek, veda ediyoruz...


Birkaç yıl önceye kadar, ünlü  isimler ilişkileri bittiğinde ya da evlenmeye karar verdiklerinde bu durumu basın kuruluşlarına fax ya da e-mail yoluyla bildiriyorlardı. Şimdi ise Facebook ve Twitter’dan, zaman geçirmeden, ilişkinin bittiğini cümle aleme ilan ediyorlar. Normal vatandaşlar da ünlüler gibi kendi küçük sosyal çevrelerine Facebook aracılığıyla basın açıklaması yapma ihtiyacı duyuyor ve ilişkilerinin ne durumda olduğunu cümle aleme ilan ediyorlar...





Monday, December 17, 2012

Çalışanlar için sosyal medya kullanım kılavuzu


Günümüzde sosyal medya kullanımı hem şirketler hem de çalışanlar için çok önemli bir mecra. Çalışanlar tarafından doğru ve etkin kulllanılan sosyal medya şirketlerin ürün ve hizmetlerine ilgiyi arttırır ve markayı geniş kitlelerle buluşturur. Tüketiciler ve potansiyel müşterilerle ilgili bilgi edinmeyi ve hızlı bir şekilde iletişim kurulmasını sağlar... Sosyal medya bu kadar faydalı bir mecra iken yanlış kullanıldığında kişisel ve kurmsal itibarınıza zarar verebilir. Hatta işten atılmanıza bile neden olabilir. Peki sosyal medyayı kullanırken nelere dikkat etmek gerekiyor?

- Şirket politikalarınızı sosyal medya üzerinden eleştirmeyin. Çalıştığınız şirketin ürün ve hizmetleri hakkında paylaşımda bulunurken yöneticinizin görüşüne başvurun. Kurumunuzu temsil ettiğinizi unutmayın.

- Sosyal medyada yorum yaparken dikkatli olun. İtibarınızı zedeleyecek yorumlar yapmaktan kaçının.

- İşinizden şikayet etmeyin, iş arkadaşlarınızı kötülemeyin. Arkadaşlarınızı küçük düşürecek tavır ve davranışlardan kaçının.

- İş arkadaşlarınızla sosyal medya üzerinden iletişim kurarken saygılı bir üslup benimseyin. Laubali konuşmalardan kaçının.

- Müşterileriniz hakkında olumsuz görüşlerinizi sosyal medyada paylaşmayın.

- Herhangi bir sebeple işten çıkarılmışsanız eski işyeriniz hakkında olumsuz konuşmaktan kaçının. Yeni iş arayışınızda sosyal medyada sarf ettiğiniz yorumlar aleyhinizde delil olarak kullanılacaktır.

- Şirketinizle ilgili proje ve toplantı detayları gibi özel bilgileri Facebook, Twitter, LinkedIn’de paylaşmayın.

- Sosyal medyada paylaşılacak içerikler konusunda gerekirse yöneticinizden ya da bir iletişim uzmanından yardım alabilirsiniz.

- Sosyal medyada çalıştığınız şirket adına paylaştığınız iletilere dikkat edin. Farkında olmadan telif haklarını ihlal edebilir, kurumunuzu zor durumda bırakabilirsiniz.

-  Sosyal medyada saldırgan bir tavır sergilemeyin. Kimseye sizinle aynı fikirde olmadığı için hakaret etmeyin.

- Tatil ve eğlence fotoğraflarınızı sosyal medyada paylaşırken dikkatli olun. Bu tür paylaşımlar için Facebook’ta oluşturacağınız özel listeleri kullanabilirsiniz.

- Üzgün, kırgın ve öfkeli olduğunuz durumlarda ruh halinizi yansıtacak iletiler paylaşmaktan çekinin.

- Siyaset, spor, din, terör, cinsellik gibi konularda yorum yaparken dikkatli olun.  Kişisel itibarınızı tehlikeye atacak tavır ve davranışlardan kaçının.

- Samimi ve dürüst olun. Çalıştığınız şirket adına gerçekleştiremeyeceğiniz vaadlerde bulunmayın.

- Sosyal medyada sosyal sorumluluk çalışması yaparken dikkatli olun. Marka itibarınızı saniyeler içerisinde kaybedebilirsiniz.

- Rakip firmaların ürün ve hizmetleri hakkında olumsuz görüş bildirmeyin. Rakibinize karşı karalama kampanyaları yürütmeyin.

- Sosyal medyayı kullanırken suç işlemeyin. Kullanığınız mecranın kullanım şartlarını ihlal etmeyin. Aksi takdirde başınız kanunlarla derde girebilir.

Sunday, December 16, 2012

Yılbaşı gecesi için aksesuar önerileri


Aksesuar severler  için yeni bir site önereceğim: www.aksesuaraski.com. Sitede şu günlerde Ömür Gedik'in yılbaşı gecesine uygun aksesuar seçimleri yer alıyor. Benim favorim Özlem Mardin'in tasarladığı ceyid taşlı siyah küpeler ve Merve Baal tasarımı yüzükler. Özellikle Özlem Mardin'in tasarımları şahane diyebilirim. Üstelik fiyatları da uygun. 


Sitede Nilgün Ata, Nili Silver by Elif Barut, Özlen, The Gali Collection, Toosis, Ümit Aybek, Zerger By Nesrin Dugan, Örge Tulga, Özlem Mardin, Zargun, Nazan Eksen Pauwels, Melike Gündüz, Figen Yılmaz Akkan, MeYou, Bizanka, Antonio Miro gibi önemli aksesuar tasarımcılarının ve markaların tasarımları yer alıyor. Tasarımcıların hazırladığı takıların dışında burçlara özel takılar da yer alıyor. Burcunuza özel takıyı öğrenmek için sitede yer alan "Müneccim Öneriyor" bölümünü ziyaret edebilirsiniz.



Thursday, December 13, 2012

2012'de neler oldu?


Acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bıraktık... Bütün bir yıl boyunca neler yaşadık? Ne yedik, ne içtik? Kimleri sevdik, kimlerden ayrı düştük? Ne düşündük, ne yazdık?.. Hepsi Facebook'un yeni uygulamasında!

2012'nin son günlerini yaşarken Facebook, daha önce yapmadığı bir şey yaptı ve yeni bir uygulamayı kullanıcılarının hizmetine sundu. Profil sayfasının en başında gösterilen ve “2012 yılının nasıl geçtiğini gör” başlığıyla duyurulan uygulama sayesinde geçirdiğiniz son bir yıl gözünüzün önünden adeta bir film şeridi gibi geçiyor. İsterseniz fotoğraf ve videolarla süslenen bu uygulamayı arkadaşlarımızla paylaşabiliyorsunuz.

Wednesday, December 12, 2012

Twitter'da Instagram yerine artık Aviary kullanılacak!

Instagram'la işbirliğine tamamen son veren Twitter, telefonlarda fotoğrafların editlenmesine yönelik yazılım üreticisi Aviary ile yeni bir işbirliğine imza attı. Bu işbirliği ile artık Twitter üzerinden  fotoğraflarınızdaki renk dengelerini değiştirebilir, renk efektleri uygulayabilir, fotoğraflarınıza uygulama içerisinde bulunan figürleri ekleyebilir, döndürme seçeneklerini kullanarak resimleri döndürebilir, dilediğiniz ölçülerde fotoğraflarınızı kırpabilirsiniz. Ayrıca parlaklık, kontrast, doygunluk gibi ayarlamaları yapabilir, tek dokunuş ile fotoğraflarınızda bulunan kırmızı göz sorununa çözüm bulabilirsiniz.  

Aviary nasıl kullanılıyor? 

iOS ve Android sahibi Twitter üyeleri, 8 farklı filtre ile fotoğraflarını düzenleme ve takipçileriyle paylaşma imkanına sahip. Vignette, Black & White, Warm, Cool, Vintage, Cinematic, Happy ve Gritty isimli filtrelerin yanı sıra fotoğrafları kesme, ışığı ve rengi ayarlama gibi özellikler de kullanıcıların hizmetine sunuldu.


Telefonunuzda ya da iPad'inize Aviary kullanabilmek için Twitter güncellemelerini yüklemeniz yeterli. 

Monday, December 10, 2012

LinkedIn'de flört edilmez!


Her eve bilgisayar girdiği günden beri yeni insanlarla tanışmak ve arkadaş olmak bir problem olmaktan çıktı. Hatta insanların birbirleriyle arkadaşlık kurabilmeleri, flört edebilmeleri ve hatta evlenebilmeleri için bir çok arkadaşlık sitesi kuruldu. Arkadaşlık sitelerinin ardından ailemiz ve sosyal çevremizle bağlantıda kalmak içinFacebook'u, yeni insanlarla fikirlerimizi paylaşmak içinse Twitter'ı kullanmaya başladık. İş dünyası da bu sosyalleşme trendinden geri kalmayarak LinkedIn üzerinden birbiriyle iş bağlantıları kurmaya başladı. Öyle ki her gün milyonlarca iş bağlantısı LinkedIn üzerinden kuruluyor.

İş başka arkadaşlık başka
Genel olarak Facebook ve Twitter kullanıcısı kadar büyük bir kullanıcı ağına sahip olan LinkedIn, bir arkadaşlık sitesi değildir. İş dünyasına yönelik bir sosyal paylaşım sitesidir ve günlük yaşamda iletişim kuramayacağınız pek çok yönetici ile iş bağlantısı kurmanızı sağlar. Bu sitede oluşturacağınız profil ile  iş hayatınıza yön verebilir, kariyer basamaklarını birer birer tırmanabilirsiniz. Tabi ki yazılı olmayan bazı kurallara dikkat ederseniz... Peki LinkedIn'i nasıl kullanmalıyız? Kariyerimizi riske atmamak için nelere dikkat etmeliyiz?

- Profil sayfanızı sizi en iyi yansıtacak şekilde oluşturun. Daha önce çalıştığınız şirketler, eğitim durumunuz, elde ettiğiniz başarılar ve sertifikaları eksiksiz olarak profilinize yazın. Bu, kullanıcıların sizin hakkınızda daha sağlıklı bilgi edinmelerini sağlayacaktır.

- Profilinizde kullanacağınız fotoğraf sizi ve yaptığınız işi anlatmalıdır. Tatil ve eğlence fotoğraflarınızı profil resmi yapmayın.

- LinkedIn iyi yönetilmediği halde kariyerinize ve itibarınıza zarar verebilir. Bu yüzden profesyonellerle bağlantı kurarken iş dışında başka bir amacınız olmasın.

- LinkedIn’in arama fonksiyonuyla pek çok şirket yetkilisi ve yöneticiye ulaşabilirsiniz. Bu kişilerle iletişim kurmak için bir amacınız, iş hedefiniz olması gerektiğini unutmayın ve bu şansı iyi değerlendirin.

- Profesyonellere iş dışında makaleler, özlü sözler ve ilgilenmeyecekleri konularda mesajlar göndermeyin, sohbet etmeye çalışmayın.

- LinkedIn bir flört sitesi değildir. Bu yüzden kimseye özgeçmişiniz çok etkileyici, profil resminiz çok başarılı gibi iltifatlarla kur yapmayın.

- LinkedIn'de ziyaret ettiğiniz profiller görülür. Bu yüzden iletişim kurduğunuz profilleri defalarca  ziyaret etmeyin. Yanlış anlaşılmalara neden olabilirsiniz.

- Twitter güncellemelerinizi LinkedIn’le ilişkilendirebilirsiniz. Ancak attığınızı tweetlerin işinizle ilgili olması gerekiyor.

- LinkedIn profilinize “iş arıyorum” yazmayın. Kimse işsiz, güçsüz biriyle iletişim kurmak istemeyecektir.

Wednesday, December 05, 2012

Capital 500'e giren şirketler belli oldu!


"Türkiye'nin En Büyük 500 Özel Şirketi" araştırmasının ödül töreni, Vodafone'nun ana sponsorluğunda Ece Vahapoğlu'nun sunumuyla Conrad Otel'de düzenlendi. Geceye iş dünyasının en önde gelen isimleri katıldı.

Capital Dergisi'nin bu yıl 14'üncü kez düzenlediği, "Türkiye'nin En Büyük 500 Özel Şirketi" araştırmasının ödül töreni, Vodafone'nun ana sponsorluğunda Conrad Otel'de düzenlendi. "Türkiye'nin en büyük 3 şirketi", kategorisinde TÜPRAŞ, OMV Petrol Ofisi ve Opet ödüle layık görüldü. Törende Türk, iş dünyasının duayenlerinden ENKA'nın kurucusu ve Onursal Başkanı Şarık Tara'ya "Onur Ödülü" verildi ancak kendisi sağlık problemi medeniyle geceye katılamadı.

Gecede ödül alan şirketlere gelince:

En Büyük Şirket

Tüpraş
OMV Petrol Ofisi
Opet

İstihdamını En Çok Artıran Şirket

EnerjiSA
Elita
Oltan Fındık

En Çok İstihdam Sağlayan Şirket

Türk Telekom
TAV Havalimanları
Arçelik

İhracını En Çok Artıran Şirket

Eğretli Gıda ve Tekstil
Namet Gıda
Ongan Tekstil

En Çok İhracat Yapan Şirket

Tüpraş
Ford Otosan
Vestel Elektronik

Karını En Çok Artıran Şirket

Bossa
Nadir Metal
TAV Tepe Akfen

En Çok Kar Eden Şirket

Türk Telekom
Turkcell
Tüpraş

Cirosunu En Çok Artıran Şirket

EnerjiSa
Akyün Mensucat
Çebitaş Demir Çelik





Facebook ilişkileri nasıl etkiliyor?



Facebook hayatımıza girdiği günden beri ilişkilerimizin eski tadı kalmadı. Hayatımızla ilgili her şeyi paylaştığımız için arkadaşlarımızla konuşacak, sohbet edecek konu bulmakta sıkıntı çekiyoruz. Artık kimseyi özleyip, merak  da etmez olduk. Sevdiklerimizle buluşup, hasret gidermek yerine Facebook üzerinden neler yaptığını, kimlerle görüştüğünü, nerelere gittiğini takip ediyoruz. Bu yüzden artık Facebook kullanımımı azaltmaya ve sevdiklerime daha fazla zaman ayırmaya çalışıyorum. 
Facebook'un en sevmediğim özelliği ise  "ilişki durumu"nun belirtilmesi. İlişkiler zaten yeterince zorken, bir de Facebook'ta nasıl pozisyon alacağınızı kestirmek ilişkileri daha da çetrefilli bir hale getirebiliyor. Bu yüzden kişisel olarak Facebook'ta ilişki durumundan hiç bahsetmemek gerektiğini düşünüyorum. Bırakın özel hayatınız size kalsın. Facebook arkadaşlarınız hayatınızla ilgili bütün detayları bilmek zorunda değil.   
Geçenlerde bir video izledim. Sevgilinizi kaybetmenin garantili yollarını anlatıyor. Siz siz olun Facebook'ta bu hataları yapmayın... 

Facebook görgü kuralları



Her gün Facebook başında saatlerimizi geçiriyoruz. Madde bağımlıları gibi olduk, Facebook'suz yapamıyoruz. Peki Facebook kullanırken nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Üşenmedim, oturup yazdım. Buyrun Facebook görgü kuralları... Uyup uymamak size kalmış.

- Tanımadığınız kişilere,sırf profil resmini beğendiniz diye arkadaşlık teklifi göndermeyin.

- Arkadaşlarınızı ilgisiz fotoğraflarda ve videolarda etiketlemeyin. Özellikle aşk ve ayrılık konuları hassas olduğu için etiketlediğiniz kişi tarafından bu hareketiniz hoş karşılanmayabilir.

-Arkadaşlarınızın duvarına bir şey yazarken, toplum içerisinde olduğunuzu unutup, genel ahlak kurallarına aykırı yorumlar yapmayın. Bu tarz yorumlar arkadaşınızı zor durumda bırakabilir.

- Facebook’a fotoğraf yüklerken gizlilik ayarlarına dikkat edin. Özel fotoğraflarınızı mümkün olduğunca paylaşmamaya özen gösterin.

- Alkolün etkisiyle kendinizde olmadığınız, sarhoş olduğunuz, eğlencenin dozunu kaçırdığınız fotoğrafları paylaşmamaya özen gösterin. Arkadaşlarınız sizi bu fotoğraflarda etiketlemişse etiketi kaldırın.

- Her anınızı fotoğraflayıp, Facebook’ta paylaşmayın. Arkadaşlarınız her halinizi gördüğü için zamanla sizden uzaklaşacak, sizi merak etmeyeceklerdir.

- Kadınlar, bikinili pozlarınızı Facebook’ta paylaşmaktan çekinin. Bikinili fotoğraflarını paylaşanlar için pek de iyi şeyler düşünülmediğini hatırlatayım... Fotoğraflarınızın yağlı güreşe hazırlanan pehlivanlar gibi göründüğünü özellikle belirtirim.

- Erkekler, havuz başında elinizde kokteylle  kıllı vücudunuzu sergilemenin neresi cazip anlayamadım? Bu halinizle orangutandan farkınızın olmadığını açık yüreklilikle söyleyebilirim.

- Sevgilinizle özel fotoğraflarınızı Facebook’a yüklemekten kaçının. Herkesin romantik anlarınıza ortak olmasına gerek yok. Unutmayın, aşk iki kişiliktir!

- Tanımadığınız halde arkadaşlarınızın arkadaş listelerindeki kişilere arkadaşlık daveti göndermekten, bu kişileri taciz etmekten vazgeçin. Bu tür yaklaşımlar hoş karşılanmaz.

- Yakın arkadaş olmadığınız kişilerin duvarına yorum yazmayın. Yanlış anlamalara neden olabilirsiniz.


- Arkadaşlarınızın duvarlarına yorum yazarken aşırı samimiyetten kaçının. Eğer arkadaşınızın eşi ya da sevgilisi varsa bu durum yanlış anlaşılabilir ve  çiftler arasında ciddi sorunlara neden olabilirsiniz.

- İnsanlara hakaret etmeyin, farklı görüşlere saygılı olmasını bilin.

- Politik görüşlerinizi paylaşırken, başkalarına hakaret etmekten kaçının. Bu durum iş çevreniz ve arkadaşlarınız tarafından hoş karşılanmayabilir.

- İlişki durumunuzu çok sık değiştirmeyin. Özellikle kadınlar sakın bu hataya düşmeyin. Çevreniz tarafından “kolay kadın” olarak algılanabilirsiniz. Özel hayatınızın detaylarını kimsenin bilmesine gerek yok. Mümkünse ilişki durumunu gizleyin. Unutmayın, Facebook sadece bir internet sitesi ve sizin özel hayatınız sizin dışınızda kimseyi ilgilendirmez.

- Arkadaş listenizde kaç kişinin olduğuyla övünmeyin. Herkes sizin arkadaş sayınızı artırmak için önünüze gelene arkadaşlık teklif ettiğinizin farkında. Komik duruma düşmeyin.

- İlişkinizle ilgili bir sorun yaşıyorsanız çözüm yolunu Facebook’ta aramayın. Karşılıklı sorunlarınızı partnerinizle konuşarak çözmeye çalışın.

- Sevgilinizle aranızda kıskançlık krizlerine neden olacak kişileri arkadaş listenize eklemeyin. Örn: Eski sevgiliniz ya da sizden hoşlandığını ifade eden birileri...Bu kişiler pimi çekilmiş bomba gibidir. Her an duvarınıza ortalığı karıştıracak bir yorum yazabilirler.

- Duvarınız aracılığıyla başkalarına laf sokmaktan, gönderme yapmaktan vazgeçin. Kişisel meselelerinizi karşılıklı iletişim kurarak halledin.

- Sevgilinizle ilişkinizde sorun olduğunda  profilinizde “ilişkisi yok” yazan taraf ilk siz olmayın. Biraz sabredip, bekleyin. Böylelikle ilişkinize bir şans vermiş olursunuz. Hem bu yüzden sevdiğiniz insana kendini değersiz hissettirmemiş olursunuz. Baktınız ki aranızdaki problemleri çözemiyorsunuz, karşılıklı olarak konuşup, ilişkinizi bitirin. Sevgilinizle son konuşmayı yaptıktan ve duygularınızdan emin olduktan sonra ilişki durumunuzda gerekli değişiklikleri yapabilirsiniz. Ancak bunu sevgilinizle konuşmadan sakın yapmayın!

- Ayrıldığınız sevgilinizin sevmediğiniz hareketlerini ve tavırlarını Facebook’ta paylaşmayın. Boşanma ve ayrılık zaten oldukça zor ve yıpratıcıyken, bu sancılı sürece başkalarını ortak etmeyin.

- İlişkinizde yaşadığınız problemleri Facebook’a yansıtmamaya çalışın.

- Kızgınlık ve öfke durumlarında Facebook’ta durum güncellemesi yapmamaya özen gösterin. Başkalarına olan nefretinizi Facebook’ta kusmayın. Bu tarz olumsuz hareketleriniz sizi çevrenizden uzaklaştırır ve arkadaşlarınızın gözünde güvenilirliğiniiz yitirirsiniz.

- Dürüst olun, yalan söylemeyin. Yoksa Facebook hesabınız sizi ele verebilir. Teknoloji çağında artık insanlar ne zaman, nerede olduğunuzu anlık olarak takip edebiliyor.

- Toplu mesaj göndermekten çekinin. Arkadaşlarınız ilgilenmedikleri konularda toplu mesajlaşmalara dahil olmak istemeyebilir. Kimsenin mesaj kutusunu gereksiz yere işgal edip, zamanını çalmayın.

- Arkadaşlarınızı ilgili ilgisiz gruplara fikirlerini almadan eklemeyin. Sürekli bu gruplardan mesajlar almaktan emin olun kimse hoşlanmıyor.

- Duvara yazmakla, mesaj göndermek arasındaki farkı ayırt edin. Özel konuları duvara yazmak yerine, arkadaşınıza mesaj gönderin.

- Sahte hesap (fake) açarak, tanıdıklarınızla iletişim kurmaya çalışmayın. Ya olduğunuz gibi görünün ya da göründüğünüz gibi olun. Başka isimlerin altına saklanarak gizli işler çevirmekten vazgeçin.

- Facebook şirketler ve markalar için de bulunmaz bir pazarlama kanalı. Ancak işi abartıp, kullanıcıları sıkmamak gerekiyor. Hayran sayfalarında ya da kişisel satış yapılan sayfalarda Facebook kullanıcılarını etiketleyip, istemedikleri içerikleri profillerinde göstermeyin.

- Facebook arkadaşlarınızla iletişimde kalabilmeniz için geliştirilmiş bir platformdur. Bu patformu kullanan arkadaşlarınız ana sayfalarında sürekli Farmville, CityVille, Texas Holdem Poker gibi oyunlardan elde ettiğiniz puanları görünce sıkılabilir ve size gizliden gizliye öfkelenebilir.

- Hayat tarzınız olmamasına rağmen elit mekânlara gittiğinizde durum güncellemesi yapmanız samimiyetsiz ve görgüsüzce bir davranış olarak algılanabilir. Bu şekilde algılanmak istemiyorsanız ya gittiğiniz her yeri yazın ya da özel bir mekana gittiğinizde bunu insanların gözüne gözüne sokmayın.

- Facebook’ta her şeyi beğenmeyin. ‘Like’ butonuna basmadan önce ne anlatılmak istendiğini bir okuyun. İlişkisi biten ya da üzgün olan bir insanın durumunu beğenmek çok anlamsız. Ünlü ya da ünsüz birinin ölüm haberini de beğenmekten kaçının.

- Paylaştığınız iletileri, fotoğrafları ya da videoları kendiniz beğenmekten kaçının. Belli ki zaten beğenmişsiniz, paylaşıyorsunuz. Bu yaptığınızın “kendin pişir, kendin ye” den ne farkı var?!

- Hayata dair kendi görüşünüz olmalı. Sürekli ordan burdan özlü sözler apartarak, karakter sahibi olamazsınız.

- Günde en fazla 4-5 kez özel paylaşımlarda bulunun. Facebook’ta sürekli bir şeyler paylaşmak, işsiz güçsüz birisi olduğunuz izlenimini verebilir ve arkadaşlarınızı sıkabilirsiniz.

- Dikkat çekmek için aşırı çaba gösterip, zamanınızın büyük çoğunu Facebook’ta harcamayın. Arkadaşlarınız profillerini sürekli meşgul etmenizden hoşlanmayabilir.

- Profil resminize ünlülerin ya da bir başkasının fotoğrafını koymayın. Hesabınız sahte hesap algılanabilir ve kendine güvensiz bir kişilik profilili izlenimi verebilirsiniz.

- Sahte hesaplarla farklı profiller açmayın. Facebook’ta insanlar aileleri ve en yakın tanıdıklarıyla iletişim kurduklarından sahte hesap açmak beraberinde güvensizliği getirir.