Showing posts with label sosyal medya. Show all posts
Showing posts with label sosyal medya. Show all posts

Monday, January 07, 2013

Facebook bilgeleri üzerine bir güzelleme




Güzel söz paylaşma merakı
Twitter’da ve Facebook’ta her gün çokça rastladığımız bir yerlerden apartılan güzel sözlerden artık fena halde daral geldi. Örneğin Mevlana sözlerini paylaşmak Facebook’ta pek moda. Ancak bir sözü paylaşana bakıyorum, bir de paylaştığı sözü okuyorum... Birbiriyle kel alaka! 


Kör cehalet insanı çirkinleştirir
Suskunluğum asaletimdendir
Her lafa verilecek cevabım vardır
Lâkin lafa bakarım laf mı diye
Adama bakarım adam mı diye...

Mevlana


Arkadaş listemde bulunan ve ne yazık ki “yalancılıklarına” yakınen tanık olduğum insanların paylaştıkları sözlere bakarsanız, dünyanın en kusursuz insanları onlar! Herkes eğri, bir onlar doğru! 
Facebook’a bakarsanız kimsenin bir kusuru yok. Herkes mükemmel ve ideal bir hayat yaşıyor. Halbuki söylediğiniz sözler ile eylemleriniz birbiriyle uyuşmazsa sizi tanıyan insanların gözünde değeriniz gün geçtikçe azalıyor ve zamanla arkadaş listelerinden siliniyorsunuz.

Kopyala+yapıştır bir hayat tarzı
Bir de sıkı profil takipçileri var. Bu kişiler başkalarının profillerinde gördükleri güzel sözleri heyecanla beğenip, “ayıldım, bayıldım” gibi yorumlarla paylaşıp sözü ne kadar beğendiklerini ifade ediyor. Yorumun sonuna ise nokta yerine  “çaldım” koyup, profillerinde başka kişilerden aparttıkları güzel sözlerle sükse yapmaya çalışıyorlar. Bu alışkanlık zamanla bir karaktere dönüşüyor. Habire profillerinde başkalarının sözlerini paylaşanlar, zamanla düşünme ve kendini ifade etme yeteneklerini de kaybediyor. Sanal dünyada oluşturulmaya çalışılan imajlar, gerçek hayattaki kişilikleri yok ediyor. Ne kadar yalancı, karaktersiz kimse varsa sanal dünyada kendini aklıyor, ideal kişiliklere bürünüyor.

Friday, December 21, 2012

Kıyamet kopmadı, yaşasın hayat!



Günlerdir dünya 21 Aralık'ta kıyametin kopup-kopmayacağını tartışıyordu. Antik Maya uygarlığının takvim yapraklarının sona ermesini herkes dünyanın sonu olarak değerlendirdi. Hatta kıyametin kopacağa saat bile belliydi. Nefesler tutuldu, geri sayım başladı. Kıyametin kopacağına inanmayanları bile bir heyecan sardı. Ya koparsa? 
Maya tutmadı
Geri sayım bitti ancak beklenen olmadı. Dünya dönüyor ve hala hayattayız. Haliyle kıyamet için Şirince'ye gidenler, gittikleriyle kaldılar ve sosyal medyada alay konusu oldular... 
Ne diyelim tüm dünyaya geçmiş olsun... 


Monday, December 17, 2012

Çalışanlar için sosyal medya kullanım kılavuzu


Günümüzde sosyal medya kullanımı hem şirketler hem de çalışanlar için çok önemli bir mecra. Çalışanlar tarafından doğru ve etkin kulllanılan sosyal medya şirketlerin ürün ve hizmetlerine ilgiyi arttırır ve markayı geniş kitlelerle buluşturur. Tüketiciler ve potansiyel müşterilerle ilgili bilgi edinmeyi ve hızlı bir şekilde iletişim kurulmasını sağlar... Sosyal medya bu kadar faydalı bir mecra iken yanlış kullanıldığında kişisel ve kurmsal itibarınıza zarar verebilir. Hatta işten atılmanıza bile neden olabilir. Peki sosyal medyayı kullanırken nelere dikkat etmek gerekiyor?

- Şirket politikalarınızı sosyal medya üzerinden eleştirmeyin. Çalıştığınız şirketin ürün ve hizmetleri hakkında paylaşımda bulunurken yöneticinizin görüşüne başvurun. Kurumunuzu temsil ettiğinizi unutmayın.

- Sosyal medyada yorum yaparken dikkatli olun. İtibarınızı zedeleyecek yorumlar yapmaktan kaçının.

- İşinizden şikayet etmeyin, iş arkadaşlarınızı kötülemeyin. Arkadaşlarınızı küçük düşürecek tavır ve davranışlardan kaçının.

- İş arkadaşlarınızla sosyal medya üzerinden iletişim kurarken saygılı bir üslup benimseyin. Laubali konuşmalardan kaçının.

- Müşterileriniz hakkında olumsuz görüşlerinizi sosyal medyada paylaşmayın.

- Herhangi bir sebeple işten çıkarılmışsanız eski işyeriniz hakkında olumsuz konuşmaktan kaçının. Yeni iş arayışınızda sosyal medyada sarf ettiğiniz yorumlar aleyhinizde delil olarak kullanılacaktır.

- Şirketinizle ilgili proje ve toplantı detayları gibi özel bilgileri Facebook, Twitter, LinkedIn’de paylaşmayın.

- Sosyal medyada paylaşılacak içerikler konusunda gerekirse yöneticinizden ya da bir iletişim uzmanından yardım alabilirsiniz.

- Sosyal medyada çalıştığınız şirket adına paylaştığınız iletilere dikkat edin. Farkında olmadan telif haklarını ihlal edebilir, kurumunuzu zor durumda bırakabilirsiniz.

-  Sosyal medyada saldırgan bir tavır sergilemeyin. Kimseye sizinle aynı fikirde olmadığı için hakaret etmeyin.

- Tatil ve eğlence fotoğraflarınızı sosyal medyada paylaşırken dikkatli olun. Bu tür paylaşımlar için Facebook’ta oluşturacağınız özel listeleri kullanabilirsiniz.

- Üzgün, kırgın ve öfkeli olduğunuz durumlarda ruh halinizi yansıtacak iletiler paylaşmaktan çekinin.

- Siyaset, spor, din, terör, cinsellik gibi konularda yorum yaparken dikkatli olun.  Kişisel itibarınızı tehlikeye atacak tavır ve davranışlardan kaçının.

- Samimi ve dürüst olun. Çalıştığınız şirket adına gerçekleştiremeyeceğiniz vaadlerde bulunmayın.

- Sosyal medyada sosyal sorumluluk çalışması yaparken dikkatli olun. Marka itibarınızı saniyeler içerisinde kaybedebilirsiniz.

- Rakip firmaların ürün ve hizmetleri hakkında olumsuz görüş bildirmeyin. Rakibinize karşı karalama kampanyaları yürütmeyin.

- Sosyal medyayı kullanırken suç işlemeyin. Kullanığınız mecranın kullanım şartlarını ihlal etmeyin. Aksi takdirde başınız kanunlarla derde girebilir.

Monday, December 10, 2012

LinkedIn'de flört edilmez!


Her eve bilgisayar girdiği günden beri yeni insanlarla tanışmak ve arkadaş olmak bir problem olmaktan çıktı. Hatta insanların birbirleriyle arkadaşlık kurabilmeleri, flört edebilmeleri ve hatta evlenebilmeleri için bir çok arkadaşlık sitesi kuruldu. Arkadaşlık sitelerinin ardından ailemiz ve sosyal çevremizle bağlantıda kalmak içinFacebook'u, yeni insanlarla fikirlerimizi paylaşmak içinse Twitter'ı kullanmaya başladık. İş dünyası da bu sosyalleşme trendinden geri kalmayarak LinkedIn üzerinden birbiriyle iş bağlantıları kurmaya başladı. Öyle ki her gün milyonlarca iş bağlantısı LinkedIn üzerinden kuruluyor.

İş başka arkadaşlık başka
Genel olarak Facebook ve Twitter kullanıcısı kadar büyük bir kullanıcı ağına sahip olan LinkedIn, bir arkadaşlık sitesi değildir. İş dünyasına yönelik bir sosyal paylaşım sitesidir ve günlük yaşamda iletişim kuramayacağınız pek çok yönetici ile iş bağlantısı kurmanızı sağlar. Bu sitede oluşturacağınız profil ile  iş hayatınıza yön verebilir, kariyer basamaklarını birer birer tırmanabilirsiniz. Tabi ki yazılı olmayan bazı kurallara dikkat ederseniz... Peki LinkedIn'i nasıl kullanmalıyız? Kariyerimizi riske atmamak için nelere dikkat etmeliyiz?

- Profil sayfanızı sizi en iyi yansıtacak şekilde oluşturun. Daha önce çalıştığınız şirketler, eğitim durumunuz, elde ettiğiniz başarılar ve sertifikaları eksiksiz olarak profilinize yazın. Bu, kullanıcıların sizin hakkınızda daha sağlıklı bilgi edinmelerini sağlayacaktır.

- Profilinizde kullanacağınız fotoğraf sizi ve yaptığınız işi anlatmalıdır. Tatil ve eğlence fotoğraflarınızı profil resmi yapmayın.

- LinkedIn iyi yönetilmediği halde kariyerinize ve itibarınıza zarar verebilir. Bu yüzden profesyonellerle bağlantı kurarken iş dışında başka bir amacınız olmasın.

- LinkedIn’in arama fonksiyonuyla pek çok şirket yetkilisi ve yöneticiye ulaşabilirsiniz. Bu kişilerle iletişim kurmak için bir amacınız, iş hedefiniz olması gerektiğini unutmayın ve bu şansı iyi değerlendirin.

- Profesyonellere iş dışında makaleler, özlü sözler ve ilgilenmeyecekleri konularda mesajlar göndermeyin, sohbet etmeye çalışmayın.

- LinkedIn bir flört sitesi değildir. Bu yüzden kimseye özgeçmişiniz çok etkileyici, profil resminiz çok başarılı gibi iltifatlarla kur yapmayın.

- LinkedIn'de ziyaret ettiğiniz profiller görülür. Bu yüzden iletişim kurduğunuz profilleri defalarca  ziyaret etmeyin. Yanlış anlaşılmalara neden olabilirsiniz.

- Twitter güncellemelerinizi LinkedIn’le ilişkilendirebilirsiniz. Ancak attığınızı tweetlerin işinizle ilgili olması gerekiyor.

- LinkedIn profilinize “iş arıyorum” yazmayın. Kimse işsiz, güçsüz biriyle iletişim kurmak istemeyecektir.

Sunday, November 11, 2012

Google 10 Kasım için neden doodle hazırlamadı?


Dün M. Kemal Atatürk’ün ölümünün 74. yıl dönümüydü. Özel günlerde logosunu değiştiren ve günün anlam ve önemini anlatan “doodle” lar hazırlayan Google, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü arama kutucuğunun altına koyduğu kırmızı bir karanfille andı. Google Türkiye sayfasına girildiğinde arama kutucuğunun alt tarafında yer alan kırmızı karanfilin üzerine gelindiğinde ”Ulu Önder Atatürk’ü saygıyla anıyoruz” yazısı görülüyordu. Ancak sosyal medya kullanıcıları tarafından bu yeterli bulunmadı ve çeşitli doodle alternatifleri tasarlandı. İşte benim en beğendiğim 10 Kasım Doodle'ı. Tasarımı kim yaptıysa ellerine sağlık...



Google’ın neden 10 Kasım için doodle hazırlamadığına gelirsek... Bir klasik haline gelen doodle tasarımları, tatil günlerini ve yıl dönümlerini kutlamak, ünlü sanatçıları, kâşifleri ve bilim insanlarını anmak amacıyla Google logosunda yapılan eğlenceli, şaşırtıcı ve bazen de spontane değişikliklerdir. Google doodleları genellikle kişilerin doğum günlerini kutlamak için hazırlanır. Kişi ne kadar önemli biri olursa olsun ölüm yıldönümlerinde Google tarafından doodle yayınlanmamaktadır.


Google’ın Ulu Önder Atatürk için 10 Kasım 2013 tarihinde bir doodle hazırlamasını isiyorsanız http://www.google.com/doodles/about sayfasını ziyaret edebilir, hazırladığınız doodle tasarımlarını proposals@google.com mail adresine gönderebilirsiniz.


Thursday, November 01, 2012

Facebook ve Twitter kişilik bozukluğuna neden oluyor




Çoğu insanın hayatında sosyal medya günlük rutinin adeta bir parçası haline geldi. Özellikle Facebook, geniş kitleler tarafından kullanılıyor. Her gün milyonlarca insan Facebook’a girip, etrafında ne olup bittiğini öğrenebiliyor. Facebook, arkadaşlarınızla iletişim halinde olmak için harika bir platform ancak işin içine özel hayatınız girdiğinde iş değişiyor. Teknoloji çağında bilgisayarlardan ve sosyal medyadan uzak durmak çok zor, ancak kullanımınızı sınırlandırıp, bu platformalarda gereğinden fazla şey paylaşmazsanız yararınıza olur. Facebook tıpkı nükleer enerji gibi hem iyilik hem de kötülük için kullanılabilir ve kötülük için kullanıldığında çok tehlikeli olabilir. Nasıl mı?


"İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nde çalışmalar yürüten, Lordlar Kamarası üyelerinden Susan Adele Greenfield, Facebook ve Twittter'ın takıntılı kişilikler yarattığını söyledi. Greenfield, sosyal paylaşım siteleriyle iç içe olan insanların, küçük bir çocuğun ''Anne bak, bunu yaptım'' demesi gibi etrafındakilerin ilgisini çekmeye çalıştıklarını ve kişilik sorunu yaşadıklarını iddia etti.

"Barones" unvanına sahip Greenfield, özellikle bilgisayar oyunlarıyla artan ''internet'' arkadaşlığının beyin sağlığını olumsuz etkilediğini de belirtti. Greenfield'e göre sosyal paylaşım sitelerinde fazla zaman geçirmek dikkatin kısa sürede dağılmasına, sürekli memnuniyetsizliğe ve sözlü iletişim kurmada sıkıntılara neden oluyor.Facebook kullanıcıları, takip edilen ve özenilen bir insan olma ihtiyacı hissediyor."

Wednesday, October 31, 2012

Ağaoğlu sosyal medyada neden sevilmiyor?

Ağaoğlu'nun son günlerde yayınlanan Maslak 1453 Projesi ile birlikte sosyal medyada inanılmaz bir Anti-Ali Ağaoğlu kampanyası yürütülmeye başlandı. Bu konuda tepki gösterenler aslında haksız da sayılmazlar....

Gökdelen değil, orman istiyoruz! 
Reklamda Ali Ağaoğlu, Maslak 1453 projesiyle İstanbul’un orta yeri Maslak’ta upuzun caddelerde “ferah ferah” evlerde yaşayacağımız vaadinde bulunuyor.  Ağaoğlu'nun bu vaadine karşılık pek çok insan kesilip yok edilen Fatih Ormanı'nda "ferah ferah" nefes almayı tercih ediyor. Reklam Ağaoğlu'nun konutların ormanın hemen yanı başında olduğunu at üstünde duyurarak, şehrin göbeğinde de doğanın içinde olabileceğimiz mesajıyla devam ediyor. Evinizin yanında böyle bir orman olsun istemez misiniz? vaadine sosyal medya kullanıcıları : "Hayır! Evimizin yanında böyle ev istemeyiz" şeklinde karşılık veriyor. 

Elbette ormanlarımızın yerinde ne kadar iyi projeler olsa da dev gökdelenler istemeyiz. Hem bu proje için başka yer mi yoktu? Pekala kentsel dönüşüm kapsamında bir bölgeye bu proje inşa edilebilirdi. Büyümek, gelişmek gayesiyle ormanlarımız talan ediliyor. Her tarafta beton, ucube binalar. Zorla bizlere suni bir asosyal yaşam dayatılıyor. Oysa ki bu şehir ağacıyla, ormanıyla, çeşit çeşit kuşlarıyla güzel. 




Sosyal medya Türk Halkının düşüncelerini yansıtmıyor 
Ali Ağaoğlu, Ağaoğlu İnşaat reklamlarında bizzat rol alarak, halk diliyle "bu deel, bu hiç deel" sözleriyle vatandaşın duygularına hitap ediyor. Projeleri sosyal medyada ne kadar eleştirilse de reklam ve iletişim desteğiyle kısa sürede yaptığı bütün projeler satılıyor. Haliyle akıllara şu soru takılıyor: "Sosyal medya Türk halkının düşüncelerini yansıtmıyor mu?" Evet, yansıtmıyor. Eğer yansıtsaydı sosyal medyada bu kadar eleştirilen bir projeden insanlar ev satın almazdı... Yani siz ne kadar konuşursanız konuşun Ağaoğlu çoktan Fatih Ormanı'nda at koşturmaya başladı bile! 
Ağaoğlu sosyal medyada neden sevilmiyor? 
Ağaoğlu'nun sosyal medyada neden sevilmediğine gelirsek... Bunun nedeni başta Ağaoğlu'nun kendi reklamlarında kendinin oynaması ve bunun eğitimli sosyal medya kullanıcılarına itici gelmesidir. Bir başka nedeni ise Ağaoğlu'nun her erkeğin hayalini  süsleyen yaşam biçimi, genç sevgilileri ve son model lüks arabalarıdır.  Ezcümle, zenginin malı züğürdün çenesini yorar.