Showing posts with label reklam. Show all posts
Showing posts with label reklam. Show all posts

Wednesday, October 31, 2012

Ağaoğlu sosyal medyada neden sevilmiyor?

Ağaoğlu'nun son günlerde yayınlanan Maslak 1453 Projesi ile birlikte sosyal medyada inanılmaz bir Anti-Ali Ağaoğlu kampanyası yürütülmeye başlandı. Bu konuda tepki gösterenler aslında haksız da sayılmazlar....

Gökdelen değil, orman istiyoruz! 
Reklamda Ali Ağaoğlu, Maslak 1453 projesiyle İstanbul’un orta yeri Maslak’ta upuzun caddelerde “ferah ferah” evlerde yaşayacağımız vaadinde bulunuyor.  Ağaoğlu'nun bu vaadine karşılık pek çok insan kesilip yok edilen Fatih Ormanı'nda "ferah ferah" nefes almayı tercih ediyor. Reklam Ağaoğlu'nun konutların ormanın hemen yanı başında olduğunu at üstünde duyurarak, şehrin göbeğinde de doğanın içinde olabileceğimiz mesajıyla devam ediyor. Evinizin yanında böyle bir orman olsun istemez misiniz? vaadine sosyal medya kullanıcıları : "Hayır! Evimizin yanında böyle ev istemeyiz" şeklinde karşılık veriyor. 

Elbette ormanlarımızın yerinde ne kadar iyi projeler olsa da dev gökdelenler istemeyiz. Hem bu proje için başka yer mi yoktu? Pekala kentsel dönüşüm kapsamında bir bölgeye bu proje inşa edilebilirdi. Büyümek, gelişmek gayesiyle ormanlarımız talan ediliyor. Her tarafta beton, ucube binalar. Zorla bizlere suni bir asosyal yaşam dayatılıyor. Oysa ki bu şehir ağacıyla, ormanıyla, çeşit çeşit kuşlarıyla güzel. 




Sosyal medya Türk Halkının düşüncelerini yansıtmıyor 
Ali Ağaoğlu, Ağaoğlu İnşaat reklamlarında bizzat rol alarak, halk diliyle "bu deel, bu hiç deel" sözleriyle vatandaşın duygularına hitap ediyor. Projeleri sosyal medyada ne kadar eleştirilse de reklam ve iletişim desteğiyle kısa sürede yaptığı bütün projeler satılıyor. Haliyle akıllara şu soru takılıyor: "Sosyal medya Türk halkının düşüncelerini yansıtmıyor mu?" Evet, yansıtmıyor. Eğer yansıtsaydı sosyal medyada bu kadar eleştirilen bir projeden insanlar ev satın almazdı... Yani siz ne kadar konuşursanız konuşun Ağaoğlu çoktan Fatih Ormanı'nda at koşturmaya başladı bile! 
Ağaoğlu sosyal medyada neden sevilmiyor? 
Ağaoğlu'nun sosyal medyada neden sevilmediğine gelirsek... Bunun nedeni başta Ağaoğlu'nun kendi reklamlarında kendinin oynaması ve bunun eğitimli sosyal medya kullanıcılarına itici gelmesidir. Bir başka nedeni ise Ağaoğlu'nun her erkeğin hayalini  süsleyen yaşam biçimi, genç sevgilileri ve son model lüks arabalarıdır.  Ezcümle, zenginin malı züğürdün çenesini yorar. 

Wednesday, October 24, 2012

Vodafone'dan tüketiciyi yanıltan reklamlar

Daha önce şu yazıyı yazarak, Turkcell hattımı Vodafone’a taşımıştım. Yaklaşık olarak 2 yıldır da Vodafone abonesiyim. Hali hazırda Vodafone’un konuşma paketi+internet paketi+sms paketi ve 3G hizmetinden yararlanıyorum. 24 Agustos tarihinde yurtdışına çıkarken ekstra olarak Herşey Dahil Vodafone Pasaport paketi satın aldım. Bütün bu satın aldığım paketler haricinde çağrı merkezinizi arayıp, bu konuda ekstra bir ücretlendirme olmayacağı ile ilgili teyit de aldım. Ancak yurtdışı seyati dönüşünde internet üzerinden fatura kontrolü yaptığımda ekstra olarak faturama 58.93 TL internet kullanım ücreti yansıtıldığını fark ettim. Konu ile ilgili Vodafone Çağrı Merkezi’ni arayarak, bu hatanın düzeltilmesini istedim. Çağrı Merkezi yetkilisi faturanın henüz kesilmediğini, fatura kesim döneminde paket kullanımlarının faturaya yansıtılarak problemin düzeltilebileceğini söyledi. Fatura kesim tarihi geldiğinde hatanın düzeltilmediği ve internet kullanım ücretinin ekstra olarak faturama yansıtıldığını gördüm. Bu yüzden toplamda 163.54 TL ödeme yapmak zorunda kaldım.
Çağrı merkezi çalışanları müşteriyi doğru bilgilendirmiyor
Faturamdaki yanlış ücretlendirme ile ilgili defalarca Vodafone Çağrı Merkezi’ni aramama rağmen bir türlü gerekli işlemler yapılmadığı gibi, konuşma süresi dolduğunda telefon kapandı.  Bu nedenle türlü çağrı merkezi çalışanlarına durumu aktarıp, problemi halledemedim. Zaten çağrı merkezini aradığınızda müşteri temsilcisiyle görüşmemeniz için operatör elinden gelen herşeyi yapıyor. Oraya basın, şuraya basın, bu ay ki faturanızın detaylarını dinleyin.... vs.  Bir de çağrı merkezi çalışanları tarifelerin detay ve kapsamları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları için sizi zaten hangi tarifeyi satın almanız gerektiği konusunda doğru yönlendiremiyor. Yani sonuç hep aynı yere çıkıyor: Fatura şoku yaşamak kaderimiz, bunu böyle biliniz...

Ayriyeten çağrı merkezini aradığınızda sorununuz çözülmediği gibi ekstra olarak bir de ücret ödemek zorunda kalıyorsunuz. Şikayetinizi Vodafone’a online iletmek istediğinizde ise sadece şikayetinizin Vodafone’a ulaştığı ile ilgili otomatik bir bilgi mesajı alıyorsunuz. Süreç hakkında bilgilendirilmiyorsunuz. Bilgilendirilseniz bile firma aleni olarak hatasını kabul etmiyor zaten. Bunun dışında sosyal medya aracılığı ile Vodafone’a ulaşmak istiyorsanız eğer Twitter’dan iletişime geçebiliyorsunuz ancak yazdığınız tweetlerle kalıyorsunuz. Sizin ne yazdığınız, ne ifade etttiğiniz ve Vodafone’un online itibarı onlar için pek bir önem arz etmiyor...

Vodafone’dan tüketiciyi yanıltan reklamlar
Hepimizin bildiği üzere yurtdışından Türkiye’yi aramak ve yurtdışında Türkiye hattınızı kullanmak oldukça maliyetli. Bu şartlarda Vodafone, çokuluslu bir şirket olmanın avantajını kullanarak, Herşey Dahil Pasaport paketi ile hem yurt içinde hem de yurtdışında kullanım için avantajlı bir operatör algısı yaratmaya çalışıyor. Ancak iş uygulamaya gelince firma tüketiceye vaat ettiği ucuz fiyat taahhüdünü yerine getirmiyor.  Bu şartlarda Vodafone’un reklamlarıyla tüketiciyi yanıltarak, haksız rekabete neden olduğunu söyleyebilirim.  Konu ile ilgili olarak televizyon, internet, radyo, outdoor ve yazılı basın mecralarında bu reklamların yayınının durdurulması gerektiğini düşünüyorum.

Bilinçli tüketici olun, hakkınızı arayın  
Sonuç olarak hepimiz çok çalışıyor, kolay para kazanmıyoruz. Bu yüzden haksız olarak bizden tahsil edilen her kuruşun takipçisi olmalı ve hesabını sormalıyız. Hakkını aramak, ayıp değildir. Asıl ayıp olan başkasının hakkını gasp etmektir.

Bu konuda size bir kaç tavsiyem var;

- Bir firmadan hizmet almadan önce hizmetin kapsamı, kalitesi ve ücreti konusunda küçük çaplı bir araştırma yapın. Araştırma sonrasında kendiniz için en uygun hizmeti seçebilirsiniz.  


- Satın aldığınız aldığınız hizmet size vaat edilen nitelikler taşımıyorsa bu konuda firmayı uyarın ve gerekli yerlere müracat edin.

- Satın aldığınız ürün veya hizmetten memnun değilseniz her zaman sözleşmenizi feshederek, ödediğiniz parayı geri alabileceğinizin bilincinde olun.

Vodafone ile ilgili şikayetleriniz için aşağıdaki kurumlarla iletişime geçebilirsiniz:  


BTK - Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
BTK’nın görevi sadece internet sitelerini yasaklamak değil. Telekomünikasyon hizmetlerinize ilişkin şikayetlerinizi eğer operatörünüzle çözemiyorsanız bu konuda operatörden tatmin edici bir cevap alamamışsanız eğer https://tuketici.btk.gov.tr/index.php bu adresten BTK’ya şikayetinizi iletebilirsiniz.

RTÜK
Radyo Televizyon Üst Kurulu sadece dizilerdeki sevişme sahneleri ile ilgilenmiyor. Reklamları da RTÜK’ü arayarak şikayet edebilirsiniz.  444 1 178 nolu telefondan RTÜK’e ulaşabilirsiniz.
http://www.rtuk.org.tr

Reklam Öz Denetim Kurulu
Firmalar ya da markalar reklamlarda dile getirdikleri vaadleri yerine getirmek zorundadırlar. Eğer reklamlarda izlediğiniz ve satın aldığınız bir hizmetin karşılığını alamıyor ve firmanın yanıltıcı reklam yaptığını düşünüyorsanız Reklam Öz Denetim Kurulu’na firmayı şikayet edebilirsiniz.

Aşağıdaki adresten Reklam Öz Denetim Kurulu’na reklamlarla ilgili şikayetlerinizi iletebilirsiniz. http://www.rok.org.tr/iletisim.html

sikayetvar.com
Artık tüketici bir malı ya da hizmeti almadan önce internette o firma ya da marka hakkında araştırma yapıyor. Bu yüzden markalar için online itibar çok önemli. sikayetvar.com gibi platformalara şikayetinizi yazdığınızda firmadan çok daha hızlı ve çözüme yönelik bir geri dönüş alabilirsiniz.

Saturday, May 07, 2011

Kirlenmek güzel(mi)dir?!

Kanal D’nin popüler dizisi Öyle Bir Geçer Zaman Ki’de geçen bölümünde tecavüz şoku yaşanmıştı. Ali Kaptan’ın eski eşi Cemile’ye tecavüz etmesi, izleyenleri şok etmişti. Üstelik bu dramatik olaya Minik Osman da şahitlik etmişti. Bu hafta ise televizyonlarda  küçük Osman’ın rol aldığı Omo’nun “kirlenmek güzeldir” temalı reklamı dönmeye başladı. Şaka gibi değil mi?!

Reklamcılar televizyon izlemiyor mu? 
Reklamlarda ünlü kullanmak ülkemizde sıkça başvurulan bir yöntem. Ancak her zaman için bu yöntem işe yaramayabilir. Türk toplumunun dizi kolik bir toplum olduğunu düşünürsek, dizi karakteri ile reklam filmi arasında doğru bağlantı kurulması gerekir.  Geçtiğimiz bölümde Osman’ın babası, annesi Cemile’ye tecavüz etmişti. Cemile’nin dramı bütün kadınların içini acıtırken, bir hafta sonra küçük Osman’ı Omo reklamlarında “kirlenmek güzeldir” sloganı ile izliyoruz. İster istemez aklımıza o malum tecavüz sahnesi geliyor…

Reklamlarda ünlü kullanımı marka/ürün doğru eşleştirildiğinde harikalar yaratıyor. Ancak hatalı ünlü kullanımında, reklam fayda yerine markaya zarar veriyor. Omo reklamlamında ise daha vahim bir durum söz konusu. Reklamda kirlenme, tecavüz olarak algılanıyor. İşin daha kötüsü ise “tecavüz” artık dizilerin de etkisiyle normal bir durummuş gibi algılanıyor. Sonuçta marka yanlış zamanlama ve ünlü seçimi ile hedef kitlesi olan kadınlarda büyük hayal kırıklığı yaratıyor…